Hayatını Yenileyenler

Bugüne kadar 2000'den fazla başarılı obezite ve metabolik cerrahi operasyonda görev alan Hayatı Yenile ekibi , bu alandaki tecrübesi ve %100 memnuniyet ilkesi ile çalışmalarını sürdürmektedir.

obezite ameliyatı öncesi sonrası

Sosyal medya hesaplarımızdan öncesi-sonrası görselleri, kampanyalar ve sizden gelenlere ulaşabilirsiniz!

Hasta Hikayeleri (6)

  1. obezite öncesi sonrası

    Tüp mide ameliyatını olalı 4 ay oldu ve yoluma -18 ile devam ediyorum.Yıllarca düşünüp erteliyordum korkularım vardı fakat kilo bedenimde yük olmaya basladığını hissettiğimde ağrilarımda artmaya başlamıştı.Yemek yemeyi sevdiğimden diyette başarısız oluyordum ve sonunda kararımı verdim. Herşeyden ònce sağlık dedim.Operasyondan çıktıktan sonra niye bu kadar beklemişım, zaman kaybetmişım bile dedim kendime.Daha fitim,ağrılarım yok oldu,daha sağlıklı beslenmeye başladım,yürümeyi sevmeye başladım.İstediğim elbiseyi alabiliyorum ve herseyden önemlisi çok mutluyum.Yemek yemenin kültürünü öğreniyorsunuz.Yanlış beslenmenin kendimize verdiği zarardan dònmek için zaman kaybetmemeli.Ònce sağlık

  2. obezite öncesi sonrası

    Ben sevda 32 yaşındayım evliyim.Bu ameliyattan öncem ve sonram var ameliyyatan önce cok düşündüm hatta yıllarca düşündüm dışardan duydugum sözlere hic kanmadim ama ailemden izin alamadim bana guvenmediler daha doğrusu. Hep hayallerimi ertelemek zorunda kaldim. Hatta her genc kadının hayali olan gelinligi bile bir yağ torbasiyken giydim. Bu ameliyatta en büyük destekcim esim oldu çünkü yasadiklarimi o biliyordu. Kilo her anlamda engel oldu bana işimde,özel hayatimda aile hayatimda insanlar acaba ne yiyecek nekadar yiyecek yada bence onu yeme diyerek beynimi kemirdi durdu saymakla bitmez hissettiklerim.Ameliyat olma karari alırken hic korkmadim asıl korkuları zaten o beden içine hapsolmusken yaşıyordum. Simdi yeniden doğdum diyebilrim kiyafet denemek saclarimi yapmak aynaya bakmak cok guzel ve en onemlisi evet ben guzel bir kadınım diyebilmek.Hayallerinizi ertelemeyin yarın cok gec olabilir. .

  3. obezite öncesi sonrası

    Adım Serkan Koçak. 22 yaşındayım. Tüp mide ameliyatımı 28 nisan 2016 senesinde oldum. Her zaman kilolu biriydim. Ameliyat öncesi 167 kiloydum. Ameliyata karar vermeden önce diyetisyen kontrolünde kilo verebiliyordum fakat belli dönemlerde kilom iyice artmaya başladı ve bir türlü eski kilolarıma dönemedim. Ne kadar diyet, spor yapsam da 10-15 kilo kadar verip tekrar geri alıyordum. Hatta daha fazlasını. Kilonun getirdiği psikolojik baskı yüzünden gençliğimi tam yaşayamıyordum. Dışarı çıkmak istiyordum utandığım için çıkamıyordum. İstediğim kıyafetleri giymek istiyordum ama maalesef beğendiklerimin 6xl bedeni yoktu. Lise yıllarımın son zamanlarında iyice psikolojik çöküş yaşadım. Evden çıkmıyordum. Sadece televizyon karşısına geçip film izliyor ya da bilgisayarda zamanımı geçiriyordum. Üniversite sınavına hazırlandığım dönem de daha da fazla kilo almıştım. Normalde tüp mide ameliyatı olmak isteyen biri değildim. Açıkcası hiç ameliyat olmadığım için korkuyordum. Kendim kilo veririm diye kendimi kandırıyordum. Her şey çok hızlı gelişmişti. Dershaneye giderken annem doktora gidiyoruz diye aradı. Doktorumuzla görüştük ve ertesi güne ameliyat kararı almıştık. Belki de her şey aceleye geldiği için korkmuyordum ya da gerçekten kilolarım artık bana çok yük olduğu için gözümü karartmıştım. Ameliyat sonra benim çok ağrım oldu (herkes aynı acıyı çekecek diye bir kural yok. Benim tavsiyemle üç kişi daha bu ameliyatı yaptırdı ve hiç acı çekmediler. Ben biraz fazla çektim) çektiğim acılardan hiç pişman değilim. 167 kilodan 9 ay gibi bir sürede 97 kiloya düştüm. Yepyeni bir hayata başlamıştım. Her kilo verişimde hayata daha da tutunuyordum sanki. Kendime ameliyat sonrası her kilo verişimde "neden?" sorusunu sordum. "Neden bu kadar yükle hayatını sürdürdün?" Kilo verdikçe kendimi o kadar hafiflemiş, özgüvenli hissettim ki tarif edilemez bir duygu bu. İyi ki tüp mide ameliyatı oldum. Tavsiyem, eğer düşünüyorsanız düşünmekle zaman kaybetmeyin. Harekete geçin ve bizim gibi tüp mideliler ailesine katılın. Hayat fazla yüklerse yaşamak için çok kısa..

  4. obezite öncesi sonrası

    1995 yılında oğlum Okan Günay dünyaya geldiğinde Otizm denen bir hastalıktan hiç haberimiz yoktu. Oğlum 4 yaşına geldiğinde farklı olduğunun hepimiz farkındaydık ama adını koyamıyorduk ve sonunda doktorlar Okan'ın bir otizmli olduğu teşhisini koydular. Küçük yaştan beri iştahı hep açıktı ve bu yüzden kilolu bir çocuktu. Her yıl giderek kilosu artıyordu. Ergenlik dönemine girdiğinde kilosu hızlı bir şekilde artmaya başladı. 100 , 15,200 ve sonunda kilomuz 250 ye ulaştığında yaşımız 21 olmuştu. bir tabak değil iki tabak yemek istiyor , sürekli kola istiyor ve çikolatasız kahvaltı yapmıyordu.Bunları kısmaya çalıştığımızda öfke nöbetlerine giriyor kendine ve bizlere zarar veriyordu. Yatağını, oturduğu sandalyeyi ve kanepeyi kırmıştı ve oturduğu yerden yardımsız kalkamaz olmuştu. Mide küçültme yaptırmaktan başka çaremiz yoktu. Ama hangi hastaneye başvurduysak engelli olduğu için yapmaktan çekinmişlerdi Biz ne yapacağımız bilmez ve umudumuzu yitirmiş bir haldeyken TV de bir sağlık programında çıkan bir ekip otizmli iki hastanın mide küçültme ameliyatı yaptıklarını duyunca hemen irtibata geçtik. Antalya'ya gittik. Kilosu çok olduğu için riskli bir ameliyat olacağını söylediler. Ama biz kararlıydık çünkü gidişat zaten kötüydü. Doktorlara kararlı olduğumuzu bildirdik her türlü sonuca razıydık. Ve ameliyata alındı. Çok dualar ettik ve korktuk. Ama sonuç korktuğumuz gibi olmadı. Ameliyat başarılı bir şekilde gerçekleşti. Öfke nöbetleri yaşayacağımızdan korkuyorduk ama hiç yaşamadık. sıvı içmesi gerekende sıvılarını içti, püre yemesi gereken dönemde püre yedi ve en önemlisi kola yasak dedik ve kola içmedi. Tüm kurallara uydu. Bu beklemediğimiz bir durumdu. Ve hızla kilo vermeye başladı yaklaşık her ay 7 ile 10 kilo arasında kilo verdi ilk bir yılın sonunda 185 kiloya üştü ve şu an 5. aydayız ve kilomuz 135. Hareketleri hızlandı ve öfke nöbetlerimiz çok azaldı. Onun yükü azaldıkça bizim yükümüz azaldı. Hedefimiz şu an 100 herhalde ona da ikinci yılın sonunda ulaşabiliriz. doktorların verdiği ameliyat sonrası tavsiyelere uyulduktan sonra bu ameliyatın riski yok bence. Kilo bizim için sorunsa ondan kurtulmak lazım diyorum . Saygılarımla... Okan'ın annesi

  5. obezite öncesi sonrası

    Şimdi sizinle değişen hayatımın dönüm noktasını ve yasadiklarimi paylasacagim.. aslında benim verdiğim kilolar insanlık için ufak kendi iç dünyam için büyük bir olay belkide bir devrim.. kilolu halimle dönüp bakıp vay be deyişim.. benim hikayeminde başlangıç noktası çoğu ameliyatlı kaderdaşımın olduğu gibi canıma tak dediği o andır.. hareket geçmenin hayatı bi ucundan yakalama isteği ile beraber.. ilk başlarda korku olmuştu tabi ki bende de.. hep bi acaba duygusu.. yaklaşık bi 8 ay araştırdım.. doğru doktoru doğru ekibi bulup ameliyat sürecini nasıl geçirmem gerektigini anlamam için.. şuan bu yazıyı okuyan ameliyat olmayi düşünen arkadaşlarım gibi daha önce bu operasyonu gecirmis kişilerle iletişime geçtim fikir alıp verdim ve sonunda vardigim kanı evet bunu basabilirim oldu.. doktorum ile iletişime geçtim ameliyat için tarih belirledik.. herşey hazır.. ve gün geldi çattı.. 2saatlik ameliyat ve de 4 günlük hastane süreci için hazırdım.. babamın desteği annemi duası ile daldim içeri.. doktorum başarılı bi şekilde operasyonu gerçekleştirmiş narkozun etkisiyle yarı baygın bir şekilde hastane odasında açtım gozlerimi..rabbim sana şükürler olsun dediğim o an mutluluğun bir baska sekli olmalıydı.. 4 günlük hastane surecinden sonra doktorumun bana verdiği talimatlara düzgün bir şekilde uydum, yeme içme düzeni mi istediği şekilde yaptım.. ilk zamanlar vucudunuz yemek yiyemedigi icin bitkin ve halsiz hissediyorsunuz ama bu durum tartiya her çıkışınız da yerini tatli bir tebessüme bırakıyor.. şuan 13. Ayı bitirmek üzereyim ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadim desem yeridir.. yaklaşık 80 kilo kaybim oldu.. dile kolay tam 80.. yeniden doğmuş gibiyim.. insanların size bakışı değişiyor, hayat standartlarınız değişiyor, kısaca siz degisiyorsunuz benim size nacizane tavsiyem yazının içerisinde de dediğim gibi " hayatı bi ucundan yakalayin" çünkü o size rabbinizin verdiği en güzel hediyedir..